SENİN HAYATIN BENİM

Her şey, bir plastik cerrahın idolü olarak beni seçmesiyle başladı. Sonra idolüyle savaşa girip mücadale etmek, belki de yerine geçmeye çalışmakla devam etti.

– 5 yıl önce Acıbadem’e girdim.

– Merhaba Barış Abi.

– Merhaba.

– Ben de bu hastaneye plastik cerrah olarak başladım. Ben de sizin gibi heykel yapıyorum.

– Harika! 

– Gel istersen ameliyatıma gir. Ben heykel kursları veriyorum beraber yapalım.

Hayatıma böyle girdi doktor bey. Ancak beni İstanbul’a gelmeden önce takibe almış. Bir plastik cerrah arkadaşım söyledi. Abi Sivas’ta çalışırken boş vakitlerde hep sizin Facebook ve web sitenizi açıp inceliyormuş.

– Barış Bey 

– Evet

– Sizi Real’in önünde gördüm ama ameliyatta olmanız lazımdı.

– Eee?

– Bir baktım ki siz değilmişsiniz. Oymuş. Sizin gibi giyinmiş

– Ne var bunda! 🙂

***

– Barış Bey

– Evet

– Bakın sizin gibi heykellerin yanında poz vermiş.

– Versin ne olacak, ne güzel! 🙂

***

– Barış Bey

– Evet

– Sizin geçen yıl heykel sergisi yaptığınız yerde o da heykel sergisi açmış.

– Açsın, örnek alıyor işte. 🙂

***

– Barış Bey, Twitterdaki “En çok burun ve meme estetiği yapar, estetik tüyolar verir” mottonuz var ya…

– Aynısını yazmış.

– Ahahahaha yazsın. Komik olmuş ama biz değiştirelim.

***

– Barış Bey, bizim binada ofis tutmuş.

– Tutabilir. 🙂

***

– Barış Bey

– Evet

– Sizin yan binaya taşınmış.

– Biraz fazla oluyor ama suç değil istediğini yapabilir.

Eşim Twitter’da “Evi de mi kopyalamış” yazmış. “Bana hakaret ettiniz” diye beni ve karımı şikayet etti. Savcılığa durumu anlattım. Geçen hafta bu şikayet konusunda takipsizlik verildi. Savcı, herhangi bir işleme gerek olmadığına karar verdi. Eşimin ismini savcılığa vermesi sadece sinir bozmak içindi sanırım.

-Doktor bey, beni mi şikayet ettiniz savcıya eşimi mi?

-Seni.

-O zaman neden benim karımın adını savcılığa verdin?

-Keşke olaylar buraya gelmeseydi….

-Keşke karımı bu olaya karıştırmasaydın.

Sonra bu olay da savcılığa konu oldu. “Geldi, benimle münakaşaya girdi” diye şikayet etti.

“Barış Bey! Taklitlerimizden sakının” yazmış. Altına da insanlar, “Taklitler asıllarını yaşatır” diye yorumlar yapmış.

-Aaaaa, doktor bizim yerimize geçmeye çalışıyor.

***

-Barış Bey! www.bariscakir.com hacklendi.

-Yapma ya kim yapmış?(İlk sayfadaki ilk 5 doktor hedef alınmamış nedense sadece ben)

-Bulamıyoruz. Bir sürü porno sitesine link verip black CEO yapılmış. Her gün 100 link siliyorum. Ama artık Google indeksinden silindik.

***

-Aaaa siz onunla ortak değil misiniz?

-Neden?

-Ofisiniz aynı binada, ofis tasarımınız da benziyor.

-Hiç alakamız yok. 🙁

***

-Barış Bey, sizden randevu alamadık. Aynı binada, aynı hastanede ameliyat yapan ve tarzı size benzeyen bir doktor bulduk. Ameliyat randevusu da aldık. Sonra araya tanıdık koyarak size ulaşabildik.

-Aman ne güzel! 🙁

***

-Barış Bey

-Ben ona ameliyat oldum.

-Geçmiş olsun, bence güzel olmuş.

-Sizin Türk bıçakları kullandığınızı söyledi. O Amerikan malı bıçak kullanıyormuş.

-Evet, Türk malı çünkü ben tasarladım ve Türkiye’de üretiliyor. (Bu konu savcılığa iletildi.)

***

-Bir arkadaşım sizi tavsiye etti. Heykel yapan plastik cerrah diye ama internette yanlış doktoru bulmuşum.

-Yine mi aynı konu. 🙁

***

-Sizi Twitter’dan bulmuştum, nickinizi (cerrahisanati) yazınca o çıktı. Ben de sizin tarzınıza çok benzediği için ona ameliyat oldum. Ama burnum çok sert. Keşke sizin ameliyatınızı da taklit etseymiş. Burnum yumuşar mı?

-Üzgünüm, sadece eğriliği azaltabilirim ama sertlik geçmez. Yumuşak burun ucu yapmadığı halde burun ucu hareketli olmalıdır şeklinde dinamik rinoplasti makalesi yazması etik değil. Ticarette bile dürüstlük kanundur. (Bu hastanın mektubu, dava dosyasında vardır.)

***

-Barış Bey

-Videoendoskopik burun estetiği diye ilan vermiş.

-Ya arkadaş yan ameliyathanede ameliyat yapıyor. Endoskop kullandığını ben hiç görmedim. Bu YALAN. Verirse versin bana ne ya. Bana artık anlatmayın. 

***

-Barış Bey

-Evet

-Yeni yaptırdığımız web sitemizi 10 gün sonra kopyalamış.

-Bunu nasıl yapar yahu! :(((( Yetti artık, bana bir avukat bulun!

Bu diyolaglara benzer onlarca diyalog gerçekleştirdik. Nasıl bu hale geldi? Buna Google mühendisliği ve benzerlik yaratmak için tedbir almak diyelim.

Kopyalama, 10 yılda oluştuğumuz google kütüphanesini “Burun estetiği bir Estetik Cerrahi Sanatı mıdır?” şeklinde anlamsız; ama benim bütün makalelerimde kullandığım kelimeleri barındıran google optimizasyonları ile kendine çevirmiş.

Sanat bilgisini burun estetiği ile birleştireli 10 yıl oldu. Desen bilgisi ile burun estetiği ameliyatına ışık ve gölgeyi değiştirecek teknikler geliştirdik. 13 ülkede burun estetiği ile ilgili konuşmalar yaptım. Heykel hocalarımla Brezilya, İsviçre ve Türkiye’de 7 heykel kursu verdik. Bu konu insanların ve basının da ilgisini çekti. 2007’den beri basında cerrahi sanatı, estetik sanatı, estetik cerrahi sanatı kelimelerini kullanıyorum. 2012’de heykel kurslarının fotoğraflarını koymak için cerrahisanatı.com web sitesini aldık.

Hukuken bir tedbir almaya karar verdik. Sık kullandığımız kelimeler için marka başvurusu yaptık ve kopyaladığı web sitemin tescil işlemlerine başladık. “Cerrahi sanatı” ve “estetik sanatı” ile ilgili marka başvurusu yaptık ve kopyaladığı web sitemin tescil işlemlerine başladık. Bu kelimeler tamamen sembolik. Hukuk böyle ilerliyor. Marka, benim adım Barış Çakır.

Hocasına söyledim “Abi lütfen konuşun, durdurun doktor beyi.” Bir şey değişmedi. Noter aracılığıyla ihtarneme çekildi bu markaları kullanmayın diye. Yine bir şey değişmedi.

1 ay sonra hepsine itiraz edip “estetik cerrahi sanatı” diye başvuru yaptı. Biz de buna itiraz ettik. Şu an ikinci itirazlar sürecinde. Her itiraz 6-8 ay sürüyor. Ama web sitemin tescili 1 yılın sonunda çıktı. Kendisine ameliyathanede tescil belgesini bıraktım. “Arkadaşlar, doktor beyin ameliyatı bitince bu belgeyi verir misiniz, buraya bırakıyorum” dedim. “Beni ameliyatta rahatsız etti” diye savcılığa şikayet etti. Hakkımda 4 hemşire, bir teknisyen tutanak tutmuşlar. İmza atanlardan birisi o gün tatilde, diğeri başka odada. Hepsine hakkında yalancı şahitlikten suç duyurusunda bulunduk.

-Hastanenin yönetimine gittim. Sizin hastaneye iki “BARIŞ ÇAKIR” fazla. Ben artık sizin burada ameliyat yapmayacağım. 

Hep huzur peşinde olan benim huzurum kalmadığı için başka  hastaneye geçtim. Oraya da gelecek diye endişe duymuyor değilim. Bu nedenle gerekli tedbirleri en baştan aldım.

Geçen hafta da son kopyalamasını yaptı. Kaçsam da peşimi bırakmayacağını anladım.  Benim burun estetiği ameliyatımla ilgili geliştirdiğim bir teknik var. Diseksiyonu kıkırdak zarı altından yapıp pitanguy ve scroll ligamenti koruyoruz. Bu dokular burnun tendonu; hatta amortisörü. Bu sayede burun uçları hareketli oluyor. Instagram’da ameliyattan sonra “dinamik rinoplasti, hareketli burun ucu, öpüşürken rahatsız etmez, üstüne yatabilirsiniz” gibi paylaşımlar yapıyordum. Bu tekniği Milliyet de Şubat ayında tanıttım. Sen bu yazıyı al, kelimelerin yerini değiştir. Başlığını da Dinamik Rinoplasti koy. Buna sadece PES denir. Sonra web sitesine ve sosyal medyaya savunma yazmış: “Bilimsel not: Dinamik rinoplasti için pitanguy scroll ligamenti korumaya gerek yoktur; bu tekniği Dr. Arreguli 2000 yılında PRS de yayınlamış.”

1. İyi de Dr. Arregui, burun ucu düşük olan hastalarda burun ucunu aşağıya çeken kasları kesmeyi anlatıyor. Burun ucunun hareketli yapısın korunması ile ilgili bir şey değil. Makalenizde, parmağı ile burun ucunu yukarı iterek hareketli olduğunu gösteren bir tane bile fotoğraf koymamışsınız.

2. Kopyaladığınız benim makalem ve hareketli burun ucunu anlatıyor.

3. Kopyaladığınız makalenin içeriğinde Dr. Arrequi’nin kas kesme tekniğinde hiç bahsetmemişsiniz. O makalenin başlığını, benim makalemin içeriğini kopyalamışsınız.

4. İyi de siz makalede Dr. Arregui’yi de refere etmemişsiniz ki…

5. Yani bu makale sadece Google optimizasyonu için yazılmış, bilimsel literatürle alakası yok.

Avukatlarım, hareketli burun ucu ile ilgili Aesthetic Surgery Journal’da yayınlanan makalemi ve Springer’in bastığı kitabımı ekleyerek Milliyet gazetesine tekzip yolladılar ve bu yazı yayından kaldırıldı. Ancak Dinamik Rinoplasti makalesini 100 tane web sitesine çoktan yazmışlar bile. Doktor bizim tekniklerimizi  bizden daha daha çok satıyor vallahi! 🙂 Bu kadar web sitesine tekzip metni yollamaya noter dayanmaz. Bu nedenle bu yazıyı avukatlarımın bilgisi dahilinde yazmaya karar verdim.

Hepimiz hocalarımızı, abilerimizi örnek aldık ama onları bire bir kopyalayarak huzurunu bozmadık. Bu kopyalamaların bir an önce son bulmasını istiyorum.


Not: Sevgili Doktor Bey, artık lütfen hayatımızdan ve gündemimizden çıkınız. Bu yaptıklarına son veriniz.

Bu yazıyı okuduğunuz ve beni anladığınız için çok teşekkür ederim.